Dijitalleşen dünyada veri, yeni nesil petrol olarak anılıyor ve sigortacılık sektörü de bu devasa veri okyanusundan faydalanma potansiyeliyle karşı karşıya. Büyük veri analizi sayesinde riskleri daha doğru değerlendirebiliyor, müşterilere özel ürünler sunabiliyor ve operasyonel verimliliği artırabiliyoruz. Ancak bu sınırsız gibi görünen fırsatlar, beraberinde kişisel verilerin korunması gibi hayati bir sorumluluğu getiriyor. Türkiye’de Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), sigorta şirketlerinin veri kullanımında aşmaması gereken kırmızı çizgileri belirliyor ve bu dengeyi doğru kurmak, hem sektörün geleceği hem de müşteri güveni için kritik önem taşıyor.
Sigortacılıkta Büyük Verinin Gücü: Neler Yapabiliyoruz?
Büyük veri, sigortacılık sektörünü kökten değiştiren bir güç. Eskiden manuel süreçlerle veya sınırlı verilerle yapılan birçok işlem, artık çok daha akıllı ve verimli bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Peki, bu büyüleyici teknoloji sigorta şirketlerine neler katıyor?
- Risk Değerlendirmesi ve Fiyatlandırma: En temel faydalarından biri, riskleri çok daha detaylı analiz edebilmek. Geçmiş hasar kayıtları, demografik bilgiler, hatta bazen telematik cihazlardan gelen sürüş verileri gibi büyük veri kümeleri sayesinde, her bir müşteriye özel, adil ve rekabetçi primler belirlenebiliyor. Bu, hem şirket için daha doğru risk yönetimi hem de müşteriler için kişiselleştirilmiş teklifler anlamına geliyor.
- Kişiselleştirilmiş Ürünler ve Pazarlama: Büyük veri, müşterileri daha iyi tanımamızı sağlıyor. Yaşam tarzları, ihtiyaçları ve tercihleri analiz edilerek, onlara özel sigorta ürünleri ve ek hizmetler geliştirilebiliyor. Örneğin, genç sürücülere yönelik “kullandığın kadar öde” modelleri veya sağlık alışkanlıklarına göre indirim sunan poliçeler tasarlanabiliyor. Bu, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırıyor.
- Dolandırıcılık Tespiti ve Önlenmesi: Sigorta sektöründeki en büyük sorunlardan biri olan dolandırıcılık, büyük veri analiziyle çok daha etkili bir şekilde tespit edilebiliyor. Şüpheli talep kalıpları, anormal davranışlar ve veri tutarsızlıkları hızla belirlenerek, hem şirketin zararı engelleniyor hem de dürüst müşterilerin primlerine yansıyabilecek ek maliyetlerin önüne geçiliyor.
- Müşteri Deneyimi ve Memnuniyeti: Müşteri etkileşim verileri, çağrı merkezi kayıtları, web sitesi ziyaretleri ve sosyal medya yorumları analiz edilerek, müşteri yolculuğundaki zayıf noktalar tespit ediliyor. Bu sayede, poliçe yenileme süreçleri kolaylaştırılabiliyor, hasar süreçleri hızlandırılabiliyor ve genel müşteri hizmetleri kalitesi artırılabiliyor.
- Operasyonel Verimlilik: Büyük veri, iç operasyonların da optimize edilmesine yardımcı oluyor. Kaynak planlaması, iş akışlarının iyileştirilmesi ve süreç otomasyonu sayesinde, şirketler daha az maliyetle daha fazla iş yapabiliyor.
Peki Ya KVKK? Veri Kullanımının Kırmızı Çizgileri Neler?
Büyük verinin sunduğu bu engin faydalar, kişisel verilerin korunmasıyla ilgili hassas dengeler kurmayı zorunlu kılıyor. Türkiye’deki KVKK, Avrupa Birliği’ndeki GDPR’a benzer bir yaklaşımla, bireylerin veri mahremiyetini güvence altına alıyor. Sigorta şirketlerinin bu kanuna uyması, sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda müşteri güvenini inşa etmenin temel taşıdır. İşte KVKK’nın sigorta sektöründeki veri kullanımına getirdiği temel kısıtlamalar ve ilkeler:
- Hukuka ve Dürüstlük Kurallarına Uygunluk: Veri işleme faaliyetlerinin adil, şeffaf ve hukuka uygun olması gerekir. Bu, kişisel verilerin elde edilmesinden imha edilmesine kadar her aşamada geçerlidir.
- Belirli, Açık ve Meşru Amaçlar İçin İşleme: Veriler sadece belirli, açıkça tanımlanmış ve yasal olarak meşru amaçlar için işlenebilir. Sigorta şirketleri, hangi veriyi neden işlediklerini net bir şekilde belirtmelidir.
- Veri Minimalliği (Amaca Uygunluk, Sınırlılık ve Ölçülülük): İşlenen verilerin, belirlenen amaçla bağlantılı, sınırlı ve o amacın gerçekleştirilmesi için gerekli olanla ölçülü olması gerekir. Yani, “ne kadar çok veri o kadar iyi” anlayışı KVKK ile çelişir.
- Doğruluk ve Güncellik: İşlenen verilerin doğru ve gerektiğinde güncel olması esastır. Müşterilerin değişen bilgilerini (adres, telefon vb.) güncelleme imkanı sunulmalıdır.
- Belirli Bir Süre Saklama ve Sonrasında İmha: Veriler, işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar saklanabilir. Bu sürenin sonunda, verilerin güvenli bir şekilde silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi zorunludur.
- Açık Rıza: KVKK’nın en önemli maddelerinden biridir. Kanunda belirtilen istisnalar dışında, kişisel veriler ancak ilgili kişinin açık rızası ile işlenebilir. Özellikle sigortacılıkta sıkça karşılaşılan sağlık verileri gibi özel nitelikli kişisel veriler için bu rıza çok daha kritik ve detaylı olmalıdır.
- Veri Güvenliği: Sigorta şirketleri, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, verilere hukuka aykırı erişimi engellemek ve verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik her türlü teknik ve idari tedbiri almakla yükümlüdür.
Rıza Şartı: Her Şeyin Başı Mı, Yoksa Bir İstisnası Var Mı?
KVKK’ya göre kişisel veri işleme faaliyetlerinin temel dayanağı genellikle açık rızadır. Ancak sigortacılık gibi karmaşık bir sektörde, her veri işleme faaliyeti için ayrı ayrı rıza almak pratik veya mümkün olmayabilir. İşte bu noktada KVKK’nın sunduğu istisnalar devreye girer.
Açık Rıza Ne Zaman Şart?
Özellikle sigortacılıkta sağlık verileri, biyometrik veriler veya cinsel hayat verileri gibi özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi söz konusu olduğunda, açık rıza olmazsa olmazdır. Bir sağlık sigortası poliçesi için sağlık geçmişi bilgilerinizin toplanması, ancak sizin bu konuda açıkça ve bilgilendirilmiş bir şekilde rıza vermenizle mümkündür. Bu rıza, belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayalı ve özgür iradeyle verilmiş olmalıdır. Sigorta şirketleri, rıza metinlerini sade, anlaşılır ve şeffaf bir dille hazırlamalı, müşterileri hangi verilerinin hangi amaçla işleneceği konusunda detaylıca aydınlatmalıdır.
Rıza Olmadan Veri İşleme İstisnaları:
KVKK, belirli durumlarda açık rıza aranmaksızın kişisel veri işlenmesine izin verir. Sigorta şirketleri için en sık karşılaşılan istisnalar şunlardır:
- Kanunlarda Açıkça Öngörülmesi: Bir kanun hükmünün veri işlemeyi açıkça zorunlu kıldığı durumlar. Örneğin, bazı yasal düzenlemeler sigorta şirketlerinin belirli verileri tutmasını veya paylaşmasını isteyebilir.
- Fiili İmkansızlık Nedeniyle Rızasını Açıklayamayacak Durumda Olma: Kişinin hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olan, ancak kişinin rıza veremeyeceği acil durumlar.
- Sözleşmenin Kurulması veya İfası İçin Gerekli Olma: Bir sigorta sözleşmesinin kurulması veya mevcut bir sözleşmenin ifası için verilerin işlenmesi zorunluysa, rıza aranmaz. Örneğin, poliçenin düzenlenmesi veya hasar ödemesi için gerekli kimlik ve iletişim bilgileri bu kapsama girer.
- Hukuki Yükümlülüğün Yerine Getirilmesi: Veri sorumlusunun bir hukuki yükümlülüğünü yerine getirmesi için zorunlu olan durumlarda. (Örnek: Vergi mevzuatı gereği fatura bilgisi saklama)
- İlgili Kişinin Kendisi Tarafından Alenileştirilmesi: Kişinin verilerini kendisinin kamuya açık hale getirmesi durumunda.
- Bir Hakkın Tesisi, Kullanılması veya Korunması İçin Zorunlu Olma: Hukuki süreçlerde bir hakkın korunması için veri işleme gerekliyse.
- Meşru Menfaat: Veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlemenin zorunlu olması, ancak bu işlemenin ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemesi koşuluyla. Bu istisna, sigorta şirketleri tarafından dikkatle ve ölçülü bir şekilde kullanılmalıdır. Örneğin, dolandırıcılık tespiti veya iç denetim faaliyetleri bu kapsamda değerlendirilebilir.
Özel nitelikli kişisel veriler için ise istisnalar çok daha sınırlıdır. Sağlık ve cinsel hayat dışındaki özel nitelikli veriler (ırk, etnik köken, siyasi düşünce vb.) için kanunlarda öngörülmesi durumu veya kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından işlenmesi mümkündür.
Veri Minimallik İlkesi: Daha Azı Daha Çoktur mu Demek?
“Daha azı daha çoktur” ilkesi, KVKK’nın veri minimalliği prensibinin özünü oluşturur. Bu ilke, sigorta şirketlerinin sadece belirlenen amaç için kesinlikle gerekli olan veriyi toplamasını, işlemesini ve saklamasını şart koşar. Peki, bu sigortacılık için ne anlama geliyor?
- Poliçe Başvurularında: Bir araç sigortası poliçesi için aracın modeli, plakası, ruhsat bilgileri ve sürücünün kimlik bilgileri gereklidir. Ancak, sürücünün hobileri veya siyasi görüşleri gibi bilgiler, poliçe düzenleme amacıyla gereksizdir ve toplanmamalıdır.
- Hasar Dosyalarında: Bir kasko hasarı durumunda, hasarın tespiti, onarım süreci ve ödeme için gerekli bilgiler (hasar fotoğrafları, ekspertiz raporu, banka bilgileri) toplanır. Ancak, kazaya karışan kişilerin özel yaşamlarına dair gereksiz detaylar istenmemelidir.
- Veri Analizlerinde: Büyük veri analizleri yaparken, mümkün olduğunca anonimleştirilmiş veya takma adlı (pseudonymized) veriler kullanılmalıdır. Doğrudan kişiyi tanımlayan veriler yerine, istatistiksel genellemeler yapmaya olanak tanıyan toplu veriler tercih edilmelidir. Bu, hem faydalı analizler yapmayı sağlar hem de bireylerin mahremiyetini korur.
- Teklif Süreçlerinde: Müşteriye bir sigorta teklifi sunulurken, başlangıçta sadece teklifi oluşturmak için asgari düzeyde bilgi istenmeli, poliçe kesinleştiğinde ek bilgiler talep edilmelidir. Bu, “aşırı veri toplama” riskini azaltır.
Veri minimalliği, sigorta şirketlerinin veri toplama formlarını, süreçlerini ve veri tabanlarını düzenli olarak gözden geçirmesini gerektirir. “Acaba bu bilgiye gerçekten ihtiyacım var mı?” sorusu, her veri toplama noktasında sorulmalıdır. Bu ilkeye uyum, hem yasal riskleri azaltır hem de müşterilere şirketinizin verilerine saygı duyduğunuza dair güçlü bir mesaj verir.
Sigortacılıkta Veri Güvenliği: Siber Tehditlere Karşı Kalkanımız Neler Olmalı?
Sigorta şirketleri, sağlık bilgilerinden finansal detaylara, kişisel kimlik bilgilerinden yaşam tarzı verilerine kadar çok hassas ve kapsamlı kişisel verileri barındırır. Bu durum, sigorta sektörünü siber suçlular için cazip bir hedef haline getirmektedir. Bu nedenle, KVKK kapsamında veri güvenliği, sadece bir yükümlülük değil, aynı zamanda şirketin itibarı ve müşteri güveni için hayati bir zorunluluktur.
Sigorta şirketleri, kişisel verilerin güvenliğini sağlamak için hem teknik hem de idari birçok önlem almalıdır:
Teknik Tedbirler:
- Şifreleme (Encryption): Verilerin hem depolandığı (at rest) hem de iletildiği (in transit) her aşamada şifrelenmesi, yetkisiz erişim durumunda verilerin okunamaz olmasını sağlar. Özellikle hassas veriler için güçlü şifreleme algoritmaları kullanılmalıdır.
- Erişim Yetkilendirme ve Kimlik Yönetimi: Sadece yetkili kişilerin, görev tanımlarına uygun olarak gerekli verilere erişebilmesi sağlanmalıdır. Rol tabanlı erişim kontrolü (RBAC) uygulanmalı, yetkiler düzenli olarak gözden geçirilmeli ve güncellenmelidir. Güçlü parola politikaları ve iki faktörlü kimlik doğrulama (MFA) zorunlu hale getirilmelidir.
- Ağ Güvenliği: Güvenlik duvarları (firewall), saldırı tespit ve önleme sistemleri (IDS/IPS), sızma testleri ve güvenlik açığı taramaları ile ağ altyapısı korunmalıdır.
- Yedekleme ve Felaket Kurtarma: Veri kaybı veya sistem arızası durumunda iş sürekliliğini sağlamak için düzenli veri yedeklemeleri yapılmalı ve kapsamlı bir felaket kurtarma planı (DRP) oluşturulmalıdır.
- Güncel Yazılımlar ve Yama Yönetimi: Kullanılan tüm yazılımların ve işletim sistemlerinin güvenlik yamaları düzenli olarak yapılmalı, güncel tutulmalıdır.
- Sızma Testleri ve Güvenlik Denetimleri: Bağımsız uzmanlar tarafından düzenli olarak sızma testleri ve güvenlik denetimleri yaptırılarak sistemdeki zafiyetler tespit edilmeli ve giderilmelidir.
İdari Tedbirler:
- Veri Güvenliği Politikaları ve Prosedürleri: Şirket içinde veri güvenliği ile ilgili açık ve yazılı politikalar, prosedürler oluşturulmalı ve tüm çalışanlara duyurulmalıdır.
- Çalışan Eğitimi ve Farkındalık: Tüm çalışanlara kişisel verilerin korunması ve veri güvenliği konusunda düzenli eğitimler verilmeli, farkındalık seviyeleri artırılmalıdır. Sosyal mühendislik saldırılarına karşı dikkatli olmaları sağlanmalıdır.
- Görev Tanımları ve Gizlilik Taahhütnameleri: Verilere erişimi olan tüm çalışanların görev tanımlarında veri güvenliği sorumlulukları belirtilmeli ve gizlilik taahhütnameleri imzalatılmalıdır.
- Veri İhlali Yönetim Planı: Olası bir veri ihlali durumunda nasıl hareket edileceğine dair detaylı bir plan oluşturulmalı, ihlal sonrası bildirim süreçleri (KVKK Kurumu’na ve ilgili kişilere) belirlenmelidir.
- Veri İşleyenlerle Sözleşmeler: Sigorta şirketleri adına veri işleyen üçüncü taraflarla (örneğin, bulut hizmet sağlayıcıları, hasar eksperleri) yapılan sözleşmelerde KVKK uyumluluğu ve veri güvenliği yükümlülükleri açıkça belirtilmelidir.
Bu önlemlerin alınmaması veya yetersiz kalması durumunda, sigorta şirketleri sadece ağır para cezalarıyla değil, aynı zamanda müşteri güvenini ve pazar itibarını kaybetme riskiyle de karşı karşıya kalır. Veri güvenliği, sigortacılıkta asla taviz verilmemesi gereken bir alandır.
Veri Saklama ve İmha: Dijital Çöplükten Nasıl Kaçınırız?
KVKK’nın temel ilkelerinden biri olan veri saklama ve imha, sigorta şirketlerinin dijital “çöplük” oluşturmasını engelleyerek, gereksiz veri birikimini önler. Bu ilke, kişisel verilerin işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar saklanmasını, bu sürenin sonunda ise güvenli bir şekilde silinmesini, yok edilmesini veya anonim hale getirilmesini zorunlu kılar.
Peki, sigortacılıkta bu süreç nasıl işler?
- Saklama Sürelerinin Belirlenmesi: Sigorta şirketleri, her bir veri kategorisi için (kimlik bilgileri, poliçe bilgileri, hasar bilgileri, sağlık verileri vb.) ayrı ayrı saklama süreleri belirlemelidir. Bu süreler belirlenirken, yasal mevzuat (örneğin, Türk Ticaret Kanunu, Sigortacılık Kanunu, Vergi Usul Kanunu), sözleşmesel yükümlülükler ve meşru menfaatler (örneğin, olası hukuki uyuşmazlıklarda delil olarak kullanma) göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin, bir poliçe sona erse bile, ilgili yasal düzenlemeler nedeniyle belirli bir süre daha verilerin saklanması gerekebilir.
- Periyodik İmha: Belirlenen saklama sürelerinin sonunda, verilerin otomatik veya manuel olarak periyodik imha edilmesi sağlanmalıdır. Bu, belirli aralıklarla (örneğin 6 ayda bir) gerçekleştirilen bir süreç olmalıdır.
- İmha Yöntemleri: Verilerin güvenli bir şekilde imha edilmesi, veri türüne ve saklama ortamına göre değişir:
- Silme: Dijital ortamdaki verilerin geri getirilemez şekilde silinmesi. Bu, sadece “çöp kutusuna atma” değil, verilerin üzerine birden çok kez yazarak kurtarılmasını imkansız hale getiren yöntemleri içerebilir.
- Yok Etme: Fiziksel ortamdaki verilerin (kağıt belgeler, sabit diskler vb.) geri dönüştürülemeyecek şekilde imha edilmesi (örneğin, parçalama, eritme).
- Anonimleştirme: Kişisel verilerin, başka verilerle eşleştirilse dahi hiçbir surette kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek hale getirilmesi. Bu yöntem, verilerin analitik amaçlarla kullanılmaya devam edilmesini sağlarken, KVKK kapsamından çıkmasını temin eder.
- İmha Politikası: Sigorta şirketlerinin, veri saklama ve imha süreçlerini detaylandıran yazılı bir veri saklama ve imha politikası oluşturması ve bunu uygulaması zorunludur. Bu politika, hangi verilerin ne kadar süreyle saklanacağını, kimin sorumlu olduğunu ve hangi imha yöntemlerinin kullanılacağını açıkça belirtmelidir.
Doğru bir veri saklama ve imha stratejisi, sadece KVKK uyumluluğu sağlamakla kalmaz, aynı zamanda gereksiz veri depolama maliyetlerini düşürür ve olası veri ihlali risklerini de azaltır.
Sigorta Şirketleri İçin Pratik Öneriler: Hem İnovasyon Hem Güven Nasıl Sağlanır?
Büyük verinin sunduğu inovasyon fırsatlarından faydalanırken KVKK’ya tam uyum sağlamak, sigorta şirketleri için karmaşık bir denge gerektirir. İşte bu dengeyi kurmanıza yardımcı olacak pratik öneriler:
- Veri Koruma Görevlisi (DPO) Atayın: Şirket içinde KVKK süreçlerini yönetecek, uyumluluğu denetleyecek ve ilgili kişilerin başvurularını yanıtlayacak bir Veri Koruma Görevlisi (DPO) veya KVKK Uyum Ekibi oluşturun. Bu kişi veya ekip, yasal mevzuatı yakından takip etmeli ve şirket içi eğitimleri düzenlemelidir.
- KVKK Uyum Denetimleri ve Etki Değerlendirmeleri (DPIA) Yapın: Veri işleme faaliyetlerinizi düzenli olarak denetleyin. Özellikle yeni ürünler veya büyük veri projeleri geliştirirken, Veri Koruma Etki Değerlendirmesi (DPIA) yaparak olası riskleri önceden belirleyin ve azaltıcı önlemler alın.
- Şeffaf ve Anlaşılır Aydınlatma Metinleri Hazırlayın: Müşterilerinize verilerinin nasıl işlendiği, hangi amaçlarla kullanıldığı, kimlerle paylaşıldığı ve hakları konusunda açık, sade ve anlaşılır aydınlatma metinleri sunun. Jargondan kaçının.
- Sağlam Rıza Mekanizmaları Kurun: Özellikle özel nitelikli kişisel veriler için açık rıza alırken rızanın belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayalı ve özgür iradeyle verildiğinden emin olun. Rıza metinleri kolayca erişilebilir ve geri çekilebilir olmalıdır.
- Anonimleştirme ve Takma Ad Kullanımını Teşvik Edin: Büyük veri analizi yaparken, mümkün olduğunca kişiyi doğrudan tanımlamayan anonimleştirilmiş veya takma adlı verileri kullanmaya özen gösterin. Bu, hem analitik fayda sağlar hem de KVKK riskini minimize eder.
- Çalışan Eğitimi ve Farkındalık Programları Düzenleyin: Veri güvenliği ve KVKK uyumluluğu, sadece IT departmanının değil, tüm çalışanların sorumluluğudur. Düzenli eğitimlerle çalışanların farkındalığını artırın ve olası veri ihlallerine karşı proaktif olmalarını sağlayın.
- Üçüncü Taraf İş Ortaklarını Dikkatle Yönetin: Veri işleme süreçlerinizde dış kaynak kullanıyorsanız (bulut hizmetleri, hasar eksperleri, çağrı merkezleri vb.), bu iş ortaklarının da KVKK’ya uyumlu olduğundan emin olun. Sözleşmelerle veri güvenliği ve gizlilik yükümlülüklerini net bir şekilde belirleyin.
- Veri İhlali Müdahale Planı Oluşturun: Olası bir veri ihlali durumunda nasıl hareket edileceğine dair detaylı bir planınız olsun. İhlalin tespiti, analizi, etkilenen kişilerin ve KVKK Kurumu’nun bilgilendirilmesi süreçlerini netleştirin.
- Veri Saklama ve İmha Politikası Uygulayın: Gereksiz veri birikimini önlemek için yasal ve operasyonel gereklilikleri göz önünde bulundurarak bir veri saklama ve imha politikası oluşturun ve düzenli olarak uygulayın.
Bu adımlar, sigorta şirketlerinin büyük verinin gücünden faydalanırken, müşteri güvenini sarsmadan ve yasalara uygun bir şekilde faaliyet göstermelerini sağlayacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Sigorta şirketleri sağlık verimi kullanabilir mi?
Evet, ancak genellikle açık rızanızla veya kanunlarda açıkça öngörülen çok sınırlı istisnalar dahilinde ve sır saklama yükümlülüğü altında işleyebilirler.
Verilerim ne kadar süreyle saklanabilir?
Verileriniz, işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar ve ilgili yasal mevzuatın öngördüğü zaman dilimlerinde saklanabilir.
Sigorta poliçemi iptal edince verilerim silinir mi?
Poliçeniz iptal edilse dahi, sigorta şirketinin yasal yükümlülükleri (örneğin, 10 yıl vergi kayıtlarını saklama) nedeniyle verilerinizin tamamı hemen silinmeyebilir; ancak amaç dışı kullanım durdurulmalıdır.
Verilerimin yurt dışına aktarılması mümkün mü?
Evet, ancak bu durum KVKK’da belirtilen şartlara (örneğin, açık rıza, yeterli korumaya sahip ülke veya taahhüt) uygun olmalıdır.
KVKK’ya uymayan bir sigorta şirketiyle karşılaşırsam ne yapmalıyım?
Öncelikle şirkete başvurarak haklarınızı kullanabilir, sonuç alamazsanız Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na şikayette bulunabilirsiniz.
Sigortacılıkta büyük veri ve KVKK arasındaki denge, sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda müşteri güvenini inşa etmenin ve sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmanın anahtarıdır. Şirketler, inovasyonu ve veri gücünü etik ve sorumlu bir şekilde kullanarak geleceğe hazırlanmalıdır.